Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kabine toplantısının ardından yaptığı açıklamada, Avrupa’da özellikle Fransa ve İtalya gibi ülkelerde süregelen protestolarla ilgili dikkat çekici mesajlar paylaştı. Avrupa’daki olaylar üzerinden Türkiye’de de benzer hayaller kuranların bulunduğunu ifade eden Erdoğan, Türkiye’nin sokağa asla teslim edilemeyeceğini vurguladı.
ERDOĞAN: TÜRKİYE SOKAKTA YER ALMAMISTIR
Erdoğan şu şekilde konuştu: “Daha önce de belirttiğim gibi, siyaseti demokratik ortamda ve uzlaşma ile rekabetten çıkarıp adeta bir düşmanlık mücadelesine dönüştürmek, hem yanlış hem de tehlikeli bir yaklaşımdır.
Son günlerde muhalefetin sıkça kullandığı ve kime ya da neye hizmet ettiği belli olmayan ama kesinlikle Türkiye’ye fayda sağlamayan savaş dilinin bu sorumsuzluğun en belirgin örneklerinden biri olduğunu düşünüyorum. Türkiye, şükürler olsun ki her karışında huzurun hâkim olduğu bir ülkedir. Türkiye, 86 milyonun kardeşçe birlik ve beraberlik içinde yaşadığı, bölgesinin huzur adası konumunda olan bir ülkedir. Ancak Avrupa’nın bazı ülkelerinde yaşanan olaylardan cesaret alarak benzer bir girişimi düşünenler bilmelidir ki Türkiye sokakta yer almamıştır. Sokağa teslim edilecek bir ülke de değildir.
“ÖNCE KURDUKLARI KİRLİ İLİŞKİLERİ AÇIKLASINLAR”
Basın özgürlüğü bahanesiyle hükümetimize saldıranlar, gösteri düzenleyerek baskı uygulamaya çalışmadan önce, eğer yapabiliyorlarsa çıksınlar ve kurdukları kirli ilişkileri açıklasınlar. Kimse alınmasın. Daha dün meydanlarda basın kuruluşlarını, gazetecileri ve televizyon kanallarını açıkça tehdit edenlerin bize basın özgürlüğü dersi vermeye hakkı yoktur.
“TÜRKİYE KENDİSİNE GİRİŞİM YAPILMASINA MÜSADE ETMEZ”
Bizim basın özgürlüğü veya eleştirel seslerle ilgili hiçbir sorunlarımız yoktur. Türkiye, medya çeşitliliği açısından dünyanın en gelişmiş ülkelerinden biridir. Avrupa’da televizyon kanalı sayısı bakımından ülkemiz üst sıralarda yer alıyor. Her görüşten yüzlerce televizyon kanalı ve binlerce radyo kanalı ülkemizde serbestçe yayın yapmaktadır. Hakaret, yalan ve dezenformasyon içermediği sürece herkes istediğini söyleyebilir, yazabilir veya konuşabilir. Biz de bunu Türkiye’nin sosyolojik çeşitliliğinin bir sembolü olarak görmekteyiz ve farklı sesleri memnuniyetle karşılamaktayız. Ancak tüm demokratik ülkeler gibi Türkiye de karmaşık ilişkiler üzerinden kendisine operasyon yapılmasına izin vermez.
Bunu tekrar hatırlatmak istiyorum: İster iktidarda ister muhalefette olalım hepimiz ülkemize ve milletimize hizmet etmekle yükümlüyüz. Makamlarımız, unvanlarımız; bugün sahip olduğumuz tüm yetkiler milletimizin bizlere sunduğu araçlardan ibarettir. Önceliğimiz her daim Türkiye olmalıdır; ülkemizin huzuru ve istikrarı öncelikli hedefimiz olmalıdır. Millet olarak uzun yıllar sonra çok zor elde ettiğimiz istikrar ve güven ortamını bozmak için fırsat kollayanlara izin vermemeliyiz.
“EMEKLİLERİMİZ BAŞIMIZIN TACI”
Emeklilerimizin karşılaştığı zorlukların farkında olduğumuzu daha önce birçok kez içtenlikle dile getirdik. Bu konuda her zaman yapıcı olmaya çalıştık ve şartları zorlayarak elimizden gelenin en iyisini yapmak için gayret gösterdik. İnşallah 2027 bütçesinde başımızın tacı olan emeklilerimizin durumunu biraz daha iyileştirecek mali imkanları oluşturmayı hedefliyoruz. Bunun için gerekli yasal düzenlemeyi adalet ve hakkaniyet çerçevesinde, Türkiye Büyük Millet Meclisimizin takdiriyle yıl sonuna kadar hayata geçirmeyi ümit ediyoruz.
Tarım sektörü ülkemiz için stratejik bir öneme sahiptir. Tarıma toplam 1 trilyon 305 milyar lira ayırdık; reel sektör desteklerine ise tarımsal krediler sübvansiyon desteği hariç 658 milyar lira kaynak sağladık. Savunma harcamalarımız için toplamda 3 trilyon 454 milyar lira belirledik; bunun içerisinde savunmaya 2 trilyon 206 milyar lira, iç güvenliğe ise 1 trilyon 248 milyar lira ayrılmıştır. Büyükşehir belediyeleri ile il özel idarelerine toplamda ise 2 trilyon 384 milyar liralık kaynak tahsis ettik. Yeni bütçemizin yüzde 10,4’üne denk gelen 2 trilyon 849 milyar lirayı yatırımlara ayırmayı planlıyoruz. Yeni bütçemizin şimdiden ülkemize ve milletimize hayırlı olmasını diliyorum.
“BİZ BAŞKALARININ ÇIKARDIĞI SAVAŞIN BEDELİNİ ÖDEMEK İSTEMİYORUZ”
İran’a yönelik saldırı ihtimali akaryakıt fiyatlarının yükselmesine neden olmuştur; bu nedenle her türlü adımdan kaçınılmalıdır. Biz bölgemizde yeni gerginlikler veya çatışma alanları görmek istemiyoruz; başkalarının çıkardığı savaşın bedelini ödemek istemiyoruz. Ekonomimiz bu büyük zorluğu en az hasarla atlatacak kapasiteye sahip olsa da bölgemizin en önemli gereksinimi artık istikrarlı bir ortamdır.
Tarihi boyunca medeniyetlere ev sahipliği yapmış bu kadim coğrafya barışı, istikrarı ve güvenliği hak etmektedir. Bizim için burada önemli olan istikrarı kaybetmeden ilerlemek; rotadan sapmadan tempomuzu düşürmeden çabalarımızı artırarak devam etmektir. Bugün yaşadığımız zorlukları elbet aşacağız; birbirimize inanarak inşallah aydınlık yarınlarımızı birlikte inşa edeceğiz.”