Ankara’da Başkent Üniversitesi Hastanesi, iki ailenin umut dolu dayanışmasına ve tıp literatürüne giren büyük bir başarıya ev sahipliği yaptı. Kronik böbrek yetmezliği tanısıyla organ nakli bekleyen iki minik kız çocuğu, babalarının fedakarlığı sayesinde yeni bir hayata adım attı.
İKİ FARKLI ŞEHİR, AYNI UMUT: ANKARA’DA YOLLARI KESİŞTİ
Kahramanmaraş’ta yaşayan Okur ailesi, henüz 2 aylıkken gözlerinde beliren şişlikler sonrası kızları Hatice Duru’nun böbrek yetmezliği olduğunu öğrendi. Tedavi için Ankara’ya getirilen minik Duru, Başkent Üniversitesi Hastanesi’nde yakın takibe alındı. Aynı dönemde Yozgat’tan gelen ve 4 yıldır böbrek yetmezliğiyle savaşan 8 yaşındaki ilkokul 2. sınıf öğrencisi Hatice Mehlika Keskin de aynı hastanede şifa arıyordu.
Kendi çocuklarına kan ve doku uyuşmazlığı nedeniyle böbrek veremeyen iki baba için hastane heyeti çapraz nakil seçeneğini devreye soktu. Yapılan ileri tetkiklerde mucizevi bir eşleşme sağlandı: Kahramanmaraşlı baba Ejder Okur’un (24) dokuları Yozgatlı Hatice Mehlika Keskin ile; Hatice Mehlika’nın babası Ali Keskin’in (39) dokuları ise minik Hatice Duru Okur ile birebir uyum gösterdi.

BABALAR BİRBİRLERİNİN ÇOCUKLARINA CAN OLDU
22 Ekim’de Prof. Dr. Mehmet Haberal ve uzman cerrahi ekibi tarafından eş zamanlı operasyonlar başlatıldı. Ali Keskin böbreğini 1,5 yaşındaki Hatice Duru Okur’a bağışlarken, Ejder Okur da böbreğini 8 yaşındaki Hatice Mehlika Keskin’e verdi. Gerçekleştirilen operasyonla sağlığına kavuşan 1,5 yaşındaki Hatice Duru, tıp kayıtlarına “dünyada çapraz böbrek nakli yapılan en küçük hasta” olarak geçti.
“EJDER AĞABEY BANA CAN VERDİ, ORGAN BAĞIŞI YAPIN”
Ameliyatın ardından yeniden sağlığına kavuşan ve okula dönmenin heyecanını yaşayan 8 yaşındaki Hatice Mehlika Keskin, herkese organ bağışı çağrısında bulundu:
“Ejder ağabey bana böbreğini bağışladı, ona çok teşekkür ediyorum. Benim babam da Duru’ya böbreğini verdi. İlk önce onlar girdi ameliyata, sonra biz girdik. Biraz ağrılı bir süreç oluyor ama hepsi geçiyor. Organ bağışı hayat kurtarır. Bizim gibi organ bekleyen bir sürü çocuk var. Lütfen organ bağışlayın, onların da canını kurtarın.”
Hatice Mehlika’nın annesi Kübra Keskin ise yaşadıkları sevinci şu sözlerle aktardı:
“Kızım 4 yıldır bu hastalıkla mücadele ediyordu ve 1,5 yıldır diyalize giriyordu. Benim ve eşimin böbrekleri kızıma uymamıştı. Bu eşleşme hayattan asla umudun kesilmemesi gerektiğini gösterdi. İnsanların bu hayata bırakabileceği en büyük miras organ bağışıdır.”
“BİRBİRİMİZİN KIZLARINI KURTARDIK, HÂLÂ RÜYADA GİBİYİZ”
Kızının sağlığına kavuşmasının mutluluğunu yaşayan bağışçı baba Ejder Okur da duygularını gözyaşlarıyla ifade etti:
“Yaklaşık 1,5 yıldır bu hastalıkla uğraşıyorduk. Kendi kızıma böbreğimi veremedim ama Ali Bey ile çapraz eşleşmeye girdik. Onun böbreği benim kızıma, benimki onun kızına uydu. Birbirimizin kızlarının canını kurtardık. Şu an hâlâ rüyada gibiyiz. Kızımın çapraz nakil olan en küçük hasta olduğunu da ameliyat sonrası öğrendik. Organlar toprak olmasın, organ bağışlayıp hayat kurtaralım.”
PROF. DR. MEHMET HABERAL: “YAŞAM AMELİYAT MASASINDA BAŞLIYOR”
Operasyonu başarıyla tamamlayan Başkent Üniversitesi Kurucu Rektörü Prof. Dr. Mehmet Haberal, kadavradan organ bağışının önemine dikkat çekti:
“Hasta sayısı çok fazla ancak yeterli organ yok. Bu tabloda çapraz nakil gibi alternatifler üretmek durumundayız. Dünyada birçok insan sağlam organlarıyla hayata veda ediyor. Bizim esas hedefimiz bu organları değerlendirebilmek olmalı. Ülkemizde mükemmel bir organ nakli yasası bulunmasına rağmen kadavra bağış oranımız ancak yüzde 30 seviyelerinde kalıyor. Her iki minik kızımız da babaların çapraz bağışıyla gayet iyi durumda. Bu hastaların yaşamı ameliyat masasında değişiyor; böbreği taktığımız an idrar çıkışı başlıyor, yeni bir hayat başlıyor.”
